Düşünülmeyeni düşünmek,
Düş görmekle olur, ancak.
Düşmanlara inat,
Bir düşü paylaştık seninle.
Düşüp te kalkamayanlara inat,
Düşe kalka yürüdük,
Düştükçe büyüyen sevgimizle.
Üniversite yıllarında bir dostum, bir şarkının sözlerini yanlış anlayarak, 'bak Yurdal, adam ne güzel şarkı sözü yazmış, ALLAH VAR, UMUT VAR. UNUTMA!' demişti.
Önce gülmüş ve şarkı sözünü düzeltmiştim, sonra da 'aslında böyle daha güzel Allah var, Umut var. Unutma!''
İşte bu yüzdendir ki, inanan insanın yüzü hep umuda bakmalıdır. Umuda baktık seninle, bebeğimizi öyle sevdik, ülkemizi öyle sevdik, milletimizi öyle sevdik, birbirimizi öyle sevdik.
Biz birlikte düş gördük, birlikte düştük, birlikte düşündük, düşlerimize birlikte yürüdük. Düştüğümüz yerden birlikte kalkmasını da bildik.
Düş göremeyenlere, ya da gördükleri düşe doğru yürüyemeyenlere inat; düş gördük ve gördüğümüz düşe doğru yürüdük.
Her düş gerçek olmaz biliriz. Ama pek çok gerçek hep bir düşle başlar, onu da biliriz.
Alparslan'ın bir düşü vardı, Selahattin Eyyübi'nin bir düşü vardı, Fatih'in bir düşü vardı,Mecnun'un bir düşü vardı. Düşlerine doğru yürüdüler, yılmadılar, durmadılar ve düşlerini gerçekleştirdiler.
Biz düşümüzü sevdik, biz düşümüze doğru yürümeyi bildik.
Ben senin en çok 24 yaşında tekerlekli sandalyeye mahkûm felçli Ayfer Hanım'ın derdi ile dertlenirken ki halini sevdim.
Ben senin en çok tekerlekli sandalyesi, bozuk yolda ters döndüğü için düşen felçli bir kişinin yardımına benden önce ve daha hızlı koşarken ki halini sevdim.
Ben senin en çok bunca koşturmaca halinde iken dahi, kızımızın ilk kez sinemaya gidiş tarihini ve saatini not alırken ki halini sevdim.
Bir düşe yürüyoruz senle,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder