Birini ya da bir kurumu eleştirecek isek, ilk önce muhatabız hakkında eğrisi ile doğrusu ile gerçekçi bir tespitte bulunmamız gerekir.
Eleştirmek istediğimiz muhatabımız bir siyasal figür ya da oluşum ise, kendi siyasal duruşumuz ve duygularımız da işin içine karışmaktadır.
AKP üzerine konuşurken, yazarken AKP'ye yakın olanların da olmayanların da bazı çekinceleri olduğu görülmektedir.
AKP'li olmayanların, yazarken veya konuşurken bile 'AKP'li değilim ' ile başlayan cümleler ile AKP'li olmadığını ispat etmek ihtiyacı duymaları acaba neden? Bilimsel toplantılara katılan katılımcıların dahi, söz aldıklarında önce AKP'yi desteklemediklerini belirtmelerinin sebebi nedir? Demokratik değerleri savunurken bile hangi korkularla tedirgin olunuyor acaba?
AKP'ye yakın olanların ise işi daha zor, onlar kendi mahallerinden birinin yıllar sonra ele geçirdikleri otoriteye, güce karşı yöneltiyorlar, eleştirilerini. Afaroz edilebilirler, kendi mahallelerinde hain veya işbirlikçi ilan edilebilirler. AKP'yi içerden eleştirmek elde ateş tutmaya benzemekte. Bunun maliyeti var. Bir kere AKP, İslami kesimden yapılan hiçbir eleştiriye müsamahakâr bakmamakta. Ahmet Taşgetiren'in AKP'yi eleştirdiği için Yeni Şafak'taki işine son verilmesi hafızalarda hala tazeliğini korumakta.
Tüm bunlara rağmen AKP bugün hem toplumsal hem de siyasal bir güçtür.
Peki AKP bu güce nasıl erişti. AKP'nin bu güce erişmesi kendinden menkul nedenlerle mi oldu yoksa kendisi dışındaki birilerinin bazı aymazlıkları sonucunda mı?
AKP, 28 Şubat süreci ve sonrasında statükonun derin güçleri ile işbirliğine giren merkez sağın ANAP ile DYP'den kopan işbirlikçilere tepki olarak yedi yıldır merkez sağa kurulmuş ve iktidar olmuştur.
Ne yazık ki, kendi yakın tarihinden gereken dersleri çıkarmamış merkez sağ, bugün de aynı yanlışın içinde bocalamaktadır.
Kabul etmek gerekir ki AKP, bugün kendisine asgari %30-35 civarı kemikleşmiş bir taban oluşturmuştur. Gelinen bu noktada kendi ekonomik, bürokratik ve medya gücünü oluşturmuş AKP'nin kendisinden kaynaklanacak büyük hatalar yapmaz ise, önümüzdeki ilk seçimlerde de en az alacağı oy oranı budur.
Resmi açıklamalara göre 1945 yılından bu yana en büyük küçülmenin yaşandığı şu günlerde yapılan kamuoyu araştırmalarında dahi seçmen desteği en az %55'lerde görünen AKP'yi siyaset dışı ayak oyunları ile oyunun dışına atma çalışmalarının işe yaramayacağı ortadadır. Oysaki AKP ile ilgili yapılacak o kadar gerçek ve yerine oturan olumsuzluklar var ki.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder